Almanya’da AB dışından nitelikli iş gücü göçünü kolaylaştırmayı hedefleyen yasa tasarısı, Federal Meclis’te oylanarak kabul edilmesi bekleniyor. Tasarıda öngörülen önemli değişiklikler ise şunlardır:

AB Mavi Kartı uygulaması kolaylaştırılıyor: AB Mavi Kartı, nitelikli iş gücü göçünde önemli bir role sahip olacak. Yasa tasarısı ile Almanya’da bir işe girmek için gereken maaş eşikleri düşürülecek. Üniversite mezunlarından istenen asgari brüt gelir miktarı aylık 3.500 euroya indirilecek. Ayrıca, Mavi Kart sahiplerinin işverenlerini değiştirmeleri, aile birleşimi ve AB’de daimi ikamet izni almaları da kolaylaşacak.

Nitelikli işçilerin farklı mesleklerde çalışabilmesi: Taslak, nitelikli işçilerin asıl niteliklerinin dışında başka bir nitelikli meslekte de çalışabilmesini öngörüyor. Örneğin, bir alanda nitelikli olan bir kişi, başka bir alanda da nitelikli işçi olarak istihdam edilebilecek. Bilişim uzmanları için ise üniversite diploması olmadan da AB Mavi Kartı alabilmeleri durumunda başka niteliklerini kanıtlamaları mümkün olacak.

Daha fazla eğitim göçü imkanı: Yasa tasarısı, meslek eğitimi veya yüksek öğrenim amacıyla Almanya’ya gelip sürekli olarak kalma imkanını güçlendirmeyi hedefliyor. Öğrencilerin geçimlerini sağlamak için stajyer öğrenci olarak çalışmalarına izin verilmesi planlanıyor. Ayrıca, eğitim için ikamet izni almak isteyen kişilere yönelik azami kalış süresi dokuz aya çıkarılacak ve istihdam veya deneme istihdamına izin verilecek.

Yabancı diplomalı kişiler için puan sistemi: Yasa tasarısı, en az iki yıl süreli yabancı bir mesleki eğitim veya üniversite diplomasına sahip kişiler için puan sistemine dayalı bir „Fırsat Kartı“ uygulamasını öngörüyor. Bu kart, dil becerileri, iş deneyimi, yaş ve Almanya ile bağlantılar gibi kriterlere göre değerlendirilerek göçmenlere deneme çalışması veya yarı zamanlı istihdam fırsatları sunmayı amaçlıyor.

Nitelikli çalışanlar için aile birleşimi: Tasarıda, yurtdışından gelen nitelikli çalışanlar için aile birleşimi olanaklarının genişletilmesi hedefleniyor. „Çekirdek aile“ birleşimini mümkün kılan yasa tasarısı, yabancı nitelikli işçinin ebeveynlerinin de Almanya’ya gelebilmesine olanak tanıyor.

Sığınmacılar için daha fazla fırsat: Yasa tasarısı, halihazırda sığınma başvurusu süreci devam eden kişilere mesleki eğitime başlama imkanı sunmayı planlıyor. Ancak, düzensiz göçü teşvik etmemek amacıyla bu imkan yalnızca geriye dönük olarak uygulanacak ve yeni başvuranlara verilmeyecek. Tasarıya göre, sadece 29 Mart 2023 tarihinde sığınma başvuruları hala değerlendirilmekte olan kişiler bu imkandan yararlanabilecek.

Oturma izinlerinde daha fazla esneklik: İkamet Yasası’na göre, Almanya’ya giriş her zaman belirli bir amaca yönelik vize ile yapılmasını gerektiriyordu. Ancak yasa tasarısıyla bu durum değişecek ve vize, Almanya’da kalınan süre içinde uygun şekilde değiştirilebilecek. Örneğin, turist vizesiyle giriş yapan ve kısa süre içinde iş teklifi alan bir kişi, ülkeden ayrılmadan vizesini uygun bir çalışma iznine dönüştürebilecek.

Almanya’nın bu yeni göç yasası tasarısı, ülkeye nitelikli iş gücü çekmek ve istihdam piyasasındaki açığı kapatmak amacıyla bir dizi önlemi içermektedir. Tasarının kabul edilmesiyle birlikte Almanya’nın nitelikli iş gücüne kapılarını daha da açması ve göçmenlik süreçlerini kolaylaştırması beklenmektedir.

Olası Sorunları ve Eleştirileri Değerlendirmek

Eleştirel bir bakış açısıyla, Almanya’nın nitelikli iş gücüne kapılarını açma yasa tasarısıyla ilgili bazı konuları değerlendirebiliriz:

İşçi sömürüsü riski: Nitelikli işçi göçünün kolaylaştırılmasıyla, bazı işverenlerin düşük ücretler ve kötü çalışma koşulları sunarak işçi sömürüsü yapma riski artabilir. Bu durum, yabancı işçilerin haklarının korunmasının ve adil çalışma koşullarının sağlanmasının önemini vurgular.

Yerli iş gücüne etkisi: Yabancı nitelikli işçilerin Almanya’ya gelmesiyle, yerli iş gücünün istihdam olanakları ve rekabeti etkilenebilir. Özellikle yerli nitelikli işçilerin iş bulma zorlukları yaşaması veya işsizlik oranlarının artması gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Beyin göçü riski: Yabancı ülkelerde eğitim görmüş ve nitelikli olan bireylerin Almanya’ya çekilmesi, kaynak ülkelerde beyin göçüne neden olabilir. Bu durum, kaynak ülkelerin kendi gelişimine olumsuz etki yapabilir ve bu ülkelerde nitelikli iş gücü açığı daha da artabilir.

Uyum ve kültürel çeşitlilik: Almanya’ya daha fazla nitelikli işçinin gelmesiyle birlikte kültürel çeşitlilik ve toplumsal uyum konuları da önem kazanır. Farklı kültürel geçmişlere sahip insanların entegrasyonu ve sosyal uyum sağlanması için uygun politikaların ve destek mekanizmalarının oluşturulması gerekmektedir.

İşçi seçiminde adalet: Nitelikli iş gücünün göçüyle ilgili politikaların, adaletli ve tarafsız bir şekilde işletilmesi önemlidir. Seçim süreçlerinde herhangi bir ayrımcılığın önlenmesi, işçi seçiminde adil bir yaklaşımın benimsenmesi ve şeffaflığın sağlanması gerekmektedir.

Bu eleştirel bakış açısı, göç yasası tasarısının potansiyel zorluklarını ve yan etkilerini vurgulamaktadır. Bu konuların göz önünde bulundurulması, politika yapıcıların ve ilgili tarafların daha dengeli ve sürdürülebilir bir göç politikası oluşturmasına yardımcı olabilir.