AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Gazze’de yaşanan açlığın bir silah olarak kullanıldığını vurgulayarak, İsrail’in uyguladığı abluka ve kapatılan karayollarının krizi daha da derinleştirdiğini ifade etti.

New York’taki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada Borrell, krizin doğal bir felaket olmadığını belirterek, İsrail’in bu konudaki politikalarını sert bir dille eleştirdi.

Gazze Şeridi’nde yaşayan halka yardım ulaştırılmasına izin verilmesi için İsrail’e yönelik uluslararası baskının arttığına dikkat çekildi. İsrail hükümetinin, Dünya Gıda Programı’nın yardımlarını taşıyan konvoyun yeni bir yol üzerinden bölgeye girişine izin verdiği belirtildi. Ancak, bu adımın radikal İslamcı Hamas’ın kontrolündeki bölgelere yardımın ulaşmasını engellemek amacıyla bir pilot proje olduğu ifade edildi.

Gazze’ye yardım taşıyan bir İspanyol yardım kuruluşuna ait „Open Arms“ adlı gemi, Kıbrıs’tan 200 ton yardım malzemesiyle yola çıktı. Ancak geminin, beraberindeki yardımın istiflendiği platform nedeniyle sadece üç deniz mili hızla ilerleyebildiği ve tam olarak ne zaman ve nereye yanaşacağının belirsiz olduğu bildirildi.

Almanya, Gazze’ye yardım gönderme kararı aldı ve Alman Hava Kuvvetleri’nin iki adet Hercules nakliye uçağı ile havadan yardım indireceği açıklandı. Ancak, bu yöntemin de riskli olduğu ve uzman ekiplerin bu tür operasyonlara hazır olduğu ifade edildi.

İsrail ise Gazze’deki tedarik krizindeki sorumluluğuna dair eleştirilere karşı çıkarak, savaş öncesi döneme kıyasla daha fazla yardım gönderdiğini iddia etti. Ancak, Birleşmiş Milletler İnsanî Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamada, planlanan yardım konvoylarının sadece yarısının hedeflenen bölgelere ulaşabildiği ve İsrail’in destek eksikliği nedeniyle geri kalan teslimatların yapılamadığı belirtildi.