Almanya’da yapılan araştırmaya göre, göçmen kökenliler arasında intihar oranının Almanlara göre çok daha düşük olduğunu ortaya koydu. İntihara en az başvuranlar ise Yunanlar ve Türkler.

Ümit Kalın

Dünya’nın gündeminde olan intihar vakaları hakkında Leipzig Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırma, ülkede yaşayan yabancı ülke vatandaşı göçmenler arasında intihar oranının Almanların yarısı kadar olduğunu ortaya koydu. 2000-2017 yılları arasındaki resmi intihar istatistikleri baz alınarak yapılan araştırmada Almanların verileriyle Almanya’da yaşayan Türkiye, İtalya, Polonya, Yunanistan, Ukrayna, Rusya, Romanya, Hollanda ve İspanya kökenlilerin verileri karşılaştırmaya tabi tutulduğu açıklandı.

Almanya’da 206 bin 56 kişi intihar ederek yaşamına son verdi.

Araştırmaya göre 2000-2017 yılları arasında Almanya’da 8 bin 936’sı göçmen kökenli, toplam 206 bin 56 kişi intihar ederek yaşamına son verdi.

Türk vatandaşları arasında ise 330’u kadın ve bin 59’u erkek olmak üzere toplam bin 389 intihar gerçekleşti. Türkler toplam intihar vakalarının yüzde 0,6’sını, göçmenler arasındaki vakaların ise yüzde 15’ini oluşturdu.

Güney ülkelerinde oranlar daha düşük.

Araştırmada halk gruplarının nüfusa oranı hesaba katılarak baz alınan standart intihar oranının (SMR) en düşük olduğu gruplar 0,24 ile Yunanlar, 0,33 ile Rumenler, 0,35 ile Türkler ve 0,38 ile İspanyollar. Bu oranın en yüksek çıktığı göçmen grupları ise 0,86 ile Ruslar, 0,73 ile Ukraynalılar ve Polonyalılar oldu.

Nüfusa oran hesaba katılarak yapılan ölçümde Almanlar arasında intihar riskinin göçmenlerin iki katı olduğu tespit edildi.

Ancak göçmenler arasında yaş grubuna göre de değişiklikler ortaya çıkıyor. Birinci kuşak göçmenlerde intihar vakaları daha nadir görülürken gençlerde risk daha artıyor. Öte yandan erkekler arasında intihar oranı kadınların üç katını buluyor.

Gelinen ülke intihar oranını etkiliyor.

Araştırmanın dikkat çeken bir başka sonucu, Almanya’da yaşayan yabancı kökenlilerin intihar eğilimlerinin, geldikleri ülkeyle benzerlik göstermesi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verileri de bu sonucu doğruluyor.

DSÖ’nün 2016 yılını kapsayan son verilerine göre Avrupa’da intihar oranlarının en yüksek olduğu ülkeler 100 bin nüfus başına 31,9 kişiyle Litvanya, 31 kişiyle Rusya ve 22,4 kişiyle Ukrayna. Buna karşılık en düşük intihar oranlarına yine 100 bin nüfus başına 5 kişiyle Kıbrıs, 5,3 kişiyle Yunanistan ve 7,3 kişiyle Türkiye’de rastlanıyor.

Zorluklara karşı daha dirençliler

Göçmenler dil sorunları, eğitim, sağlık sistemi ve istihdam piyasasına erişimde çok daha büyük zorluklar yaşamalarına rağmen daha dirençliler. Araştırmacılar göçmen kökenliler arasında intihar oranlarının düşük çıkmasında „sağlıklı göçmen etkisi“nin rolüne dikkat çekiyor. Buna göre yabancı bir ülkede yeni bir başlangıca cesaret edenler daha ziyade fiziki ve ruhsal sağlığı iyi durumda olan kişiler arasından çıkıyor.

Araştırmacılar göçmenler arasında intihar oranının daha düşük olmasında gelenek, kültür, dini inanç ve sosyoekonomik statü gibi faktörlerin yanı sıra gelinen ülkenin ikliminin de etkili olduğundan yola çıkıyor. Göçmen Almanya’da yaşamasına rağmen geldiği ülkenin ikliminin genetik ya da çevreye bağlı risk ve dayanıklılık faktörlerini uzun vadeli olarak etkilediği düşünülüyor.